5 Mayıs 2009 Salı

gece kraliçesi







Çok karanlık bir bahar sabahı,

kendisine hiç mi hiç yakışmayan bir gri giyinmiş gök,

inat etmiş bulutlar, kenetlenmiş güneşin önünde,

and içmiş damlalar, "düşmeyiz gayrı" diye,

ama çiçekler,

daha inatçı bulutlardan ve iyimser,

damlalardan,

her ne kadar ayrı düşselerde ışıktan,

bekleşmeye yeminli birer asker oluvermişler

küsmemiş arılara, sakınmamış özünden

vermiş, saçmış hep elinde avucunda ne varsa

ne kaldıysa

inatla ve sebatla..

kuruyup düşmüş yaprakları teker teker zamanla

birbirinden güç alacak takati kalmamış

hiç birinin

ve gece sinsice çökmüş

kuru gövdelerinin üzerine,

toprağa doğru sindirmiş her birini haince

önce biri, ardından diğeri

teker teker devrilmişler yere

gök ağlamış, salmış yaşlarını yere

ulaştırmış cesetlere,

geceye inat

buluta inat

sevişmiş damlalar ölü bedenlerle

hissiz, kıpırtısız

kokusuz ve soğuk

ama aşkla

doymuş son nefeslerinde çiçekler

suya ve aşka

sonra öyle bir koku saçılmış ki etrafa,

gök şaşmış, damlalar donmuş

ve çiçekler kendi kokularına hayran

bir bir tükenmiş,

yok olmuş.

.

geriye rüzgarın taşıyıp gezdirdiği

acı bir anı

yumuşak bir koku kalmış

sürünmüş geçmiş yüzlere

herkese..

Hiç yorum yok: