23 Şubat 2012 Perşembe

Şşşş!

ölmüş ölmüş de
dirilememiş -ölü kalmış

hızlı paslı gürültülü bir kamyon
çiğnemiş geçmiş
çamur, sis, ıssızlık bulaşmış tekerleğinden yüzüne
aydan parlak alnında izi kalmış bir vadinin
okyanustan derin, geceden derin


can çekişmiş kaldırımdan uzakta
hani nasıl bir kalp atar ya
yukarı-aşağı-yukarı-aşağı
güm güm güm güm güm güm
güm güm güm
güm güm

ve
ay tepesinde, en tepesinde kibirli ve hınçlı
güneşin özentisi, yedeği, Kabil'i ;
kanını içmiş yudum yudum -ağır


ay kırmızı şimdi
şşşş


öleceği var ya kızın
hani kamyon ya, çamur ya -gürültü
ah o homurtular, hırıltılar...
ah! can'ım
şşşşş duyacaklar!

güm güm
kanında değil de çamurda uzanmış
boylu boyunca, cenin.
rahmini yadırgamış, kıvranmış
düşüvermiş
.
.
.

her nefesinde biraz daha yutkunmuş
az daha, az daha derken
doymuş
hımmm

sonunda hınzır gardiyanın altında
doyduğunu görmüş de
öyle boğulmuş

tüh tüh.

Hiç yorum yok: