7 Mart 2012 Çarşamba

imdat

köy ötedeydi,
dağın eteklerinde, güneşin en çok vurduğu yerde
yol da belliydi hani,
apaçık, önüme uzanmış sırtüstü
alabildiğine kahve, alabildiğine yeşil
işte az bi mesafeydi
hatta suyun sesi bile gelirdi

sonra ne oldu
sahi nooldu

başka geçit de yoktu halbuki,
nası girdim bu ormana ben
ya bu alaca kurt da nerden takıldı peşime
hangi ara akşam oldu yahu
köy nerde, yol nerde
dağı da kaldırmadılar ya!

güneş nerden doğacak, şurası mı
ardımda mı kaldı yoksa
bunların hepsi de parlak,
hangisi kutup yıldızı
şu ağaçta biraz yosun mu var
saat kaç acaba
merak ederler beni onlar
gitmeliyim

uykum da var
çok uykum var
şu kurdun kürkü de ne sıcak
uykum var.

imdat.

Hiç yorum yok: