13 Eylül 2013 Cuma

Müdavim

bugün günlerden ne

ellerimin terlemesi gün geçtikçe beni daha da bunaltıyor. bir türlü istediğim gibi sigara saramıyorum. Kış gelmeli. bak otomatik olarak k harfini büyük basmışım, kışa hürmet var desene. deme deme, sen bi şey deme ben anlarım. görmeden de gözlerinden anlarım. bir ben anlarım ya, kaderin de cilvesi bu işte.

işte demişken, işte işler iyi değil. kimin işte işleri iyi olur ki. ama çok da kötü olmaz değil mi yani. bazı dönüm noktaları vardır, onlardan biri bu da. lakin anlayamadığım şu

insanların hayatlarında belirli dönemlerde dönüm noktaları olur, biz sanki sonsuz sezonluk dram-gerilim ve de akıl almaz bir kurgu dizisinin baş rolündeyiz. şu bahsettiğim dönüm noktaları bize çerez gibi her öğün sunuluyor. gözünü sevdiğim felek. seni sevene bunu ediyorsan diğerlerine kim bilir neler ediyorsundur aman aman sustum. payıma düşen düğün pastasından bir çatal alıp oturacağım. malum pek yağlı oluyor bunlar, nerde olursa olsun, adı düğün pastası olduğu için kaderi yağlı ve çekilmez olmak.

kış gelmeli diyordum demin, gelmeli ki denizler kararmalı! kat kat giyinmeliyiz, saklanmalıyız artık. açıkta gezmekten sıkılır biz gibiler, bi şal olsun, şapka belki.. ve bardaktan boşalsın yağmur, kaçalım biz sokaklarda, saklanalım şemsiye ardına ya da bir apartman girişine.. sonra şiirler, şiirler ve şiirler..

ah bu feleğin çeşit çeşit işkence aleti var, büyük koleksiyoncu vesselam.. İçeri'nin müdavimi de olsan, şaşırtıyor seni, süprizi bol.


Hiç yorum yok: