12 Aralık 2013 Perşembe

şöylemesine

ve şimdi bekliyoruz,
öylesine,
şöylemesine uzuuuun bir bekleyiş

beklemiyor gibi yapıyoruz, göya iyiyiz. yediğimiz önümüzde yemediğimizden haberimiz yok. iyiyiz ya göya. iyiydik biz.

bu aldıkların gittiler. onlarda, buradakileri de aldın. şu da gitti. gene de alabilirsin. belki de alacaksın.
hem verir hem alırsın.

ama terazi yok. el yordamı, avuç hesabı ya da her neyse.

haber salmış, alışverişe bir süre mola vermiş sağolsun.

böyle duruyoruz anası belirsiz bilmem ne çocuğunun dünyasında, bilmemne ile bilmem kim.

öyle öyle tabi . o dediğini biliyoruz. anladık, oraları geç hadi, buralara bak. bunlardan anlar mısın?

anlasan ne olurdu ki zaten. tut ki anladın, gene aynı. gene duracağız şöylemesine uzuuuun bir bekleyişle..

gidip geleceğiz beklerken, volta atacağız, koşacağız duvarlara çarpa düşe.

şimdi ne yapmalı bunlarla. onları aldın, şunlardan iteledin önümüze. ne yapalım isterdin? belki de elin çarptı işte öylesine. düşen düştü kırılan kırıldı. öylesine.

şimdi mevsimlerden sıkılmış bir ağaç, yapraklarını dökmeye üşeniyor ama rüzgâr yardımına koşuyor sağolsun, sonra yağmur, sonra kar, sonra güneş. sonra gene rüzgâr sonra gene  sonra gene.. genegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegenegen gene.

sonra başka ağaçlar, başka mevsimler.

Eeeee?

Eee  sonra?

şöylemesine saçma bir yokluğun içinde

Öylesine ve de böylesine bıkkın bir bekleyiş.

Daha ne olabilirdi,

Daha ne olsun.






121213









Hiç yorum yok: