6 Şubat 2014 Perşembe

stairs

İnsanın hayatında sıkılacağı, canını sıkacak pek çok şey var. Hiçlik de buna dahil olsun.
Aynı oranda da, sıkıntısını giderebileceği çok şey var. Meşgale, istemediği kadar..
Peki sıkıntı kafadaysa? O zaman derler ki, kafanın içinde bir merdiven varmış, onu bulmak gerekliymiş. Hani şu başı sonu belli olmayan, göz yanılgısı ya da hipnotik resimlerdeki döne döne inen(ya da çıkan) renkli merdivenler.. Belki de renksizdir. Siyah beyaz da olabilir. Ya da sırf beyaz. Ya da belki sırf siyah, simsiyah. Sen hala okuyor musun?

ohooo




Yalnız değildi.

Hırçın bir yağmur eşlik ediyordu adımlarına. Ve yağmurun aksine o,
oldukça sakin, dingin ve sessizdi. Dolaşmaya çıkmış bir ihtiyarın hızı vardı yürüyüşünde.. Ya da nereye gittiğini bilmeyen bir ayyaşın.. Hiçbir şey düşünmüyor yalnızca ayaklarına bakıyordu. Yüzünde tebessümle yoğrulmuş bilgiç bir ifade vardı. Şapkası, kulaklarını örten bir kürk şeridiyle çevrelenmişti. Tüylerin altından uzun uzun göğe baktı ve şöyle mırıldandı; "ne yağdın be amk."