27 Nisan 2015 Pazartesi

iç deniz

karanlık sular, derin ve soğuk,
bir çelik kadar parlak
siyah incisi
yüzeyde yakamoz yok
derindeyim

etlerimi çekiştiriyorlar
saçlarımdan asılıyor balıklar
çıkamıyorum.

sular karanlık ve
bir çelik kadar parlak dişleri adamın
yüzeyde yakamoz yok
korkmuyorum


tüm organlarım kal dercesine
güm güm - güm güm
kalbimle dans ediyor
katran saçlarım ve balıklar

sular sessiz ve sinsi
bir çelik kadar parlak gözleri
balıkların
kaçamıyorum.

19 Nisan 2015 Pazar

CS



...
Sonra benim uçagım kalktı… Atmosferin ortasında düşündüm: Her şey nasıl bitiyor? Nasıl yabancılaşıyor insanlar? Hiçbir şey olmamış gibi. Birlikte yemek yer miydik? Nerelere giderdik? Şakalarımız nasıl şakalardı? Kavgalarımız? Sesi nasıldı sesi? Unutmak degil, başka bir şey bu.

Cemal Süreya

OA



Çok şey vardı anlatılacak, o yüzden sustum.
Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı.
Sen duydun mu sustuklarımı?

Oğuz Atay

24 Şubat 2015 Salı

bir adın kalmalı geriye

Ben bu "Ah" şairleri çok seviyorum, 
misal A'saf H'alet Çelebi, A'hmet H'amdi Tanpınar..

***

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam
dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

Ahmet Hamdi Tanpınar